Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

''Meyhanelerde ve barlarda Peygamber Efendimizi anlatıyorlar'' üzerine bir post

http://islamianaliz.com/haber/meyhanelerde-ve-barlarda-peygamber-efendimizi-anlatiyorlar-45655 Bu yazıyı dün ağlayarak okudum. Çok değerli geldi. Ve bana her hatırladığımda içimi acıtan bir olayı hatırlattı. Bir kaç yıl önce okul çevresinde yaşarken gece bir arkadaşımla eve yürüyorduk. Yanımızdan sallana sallana genç bir adam geçti. Bir elinde litrelik kola şişesi, ama içindeki kola değil. Biraz ileride durdu. Sonra geri döndü. Hem o saatte etrafta kimseler olmadığı için hem adam ayakta zor duracak kadar sarhoş göründüğü için çok tedirgin olduk. Adam 'Pardon, bişey sorabilir miyim ben dine dönmek istiyorum ne yapabilirim' dedi. Bizden hemen o an çözüm beklediği, ona belki de sihirli bir şeyler söylememi istediği o kadar belliydi ki. Hayatımda hiç alkollü birilerinin etrafında bulunmamıştım, bu beklenmedik karşılaşmadan korkmuştum, ve bu acil talebe nasıl karşılık vereceğimi bilmiyordum ve o saatte dışarıda olduğum için suçluluk hissediyordum. Bi yandan zararsız görünen bu abiye...

kimse güneşi çarpamaz (süleymaniyenin düzensiz düşündürdükleridir)

kendime süslü teselli sözcükelri söylemek istiyorum. rüzgar işimi görür oysa. ihtiyacım olan herşeye sahibim. insan olmanın tesellisi bu dünyada mevcut değil. not düşer, hamd eder, devam edersin. istanbulun denizi ayıplarla dolu. çoğu benim. her şey mükemmel. bebekleri ve çiçekleri sevmediğim zamanlar var. Komik görünüyorum. vapurlar da komik görünüyor. o kadar metaforlar vardı. Tamir edilemeyen yaralar, iyileşmeyen bir kafa. beklentisizlikler ardında, cezalandırılmış küçük bir çocuk gibi arada kafasını çıkarıp bakıp, geri kaçan, utangaç milyonlarca, paramparça milyonlarca, bozuk para, harca harca, düş. düşüyorum. hep o her an daha da kaybolan masumiyet ezgileriyle kimselere özenemiyorum artık. aşık olmak da yaralı maşuk olmak da. en çok peygamberler yaralı. ve hz. meryem yaralı. hz.meryemi çok seviyorum.hz meryemden çok uzağım. büyük insan sevmekten çok uzağım. sevmekten çok uzağım. tütüne yakınım. ıhlamura ve tütüne. bir de denize yakınım. dağlara uzağım. dağlara ine...

MONOLOGUE : stories of a broken Abd-al-lah

Dear fellows—I mean, dear gentleman, today I will be telling you two stories, and you will probably have no idea why I shall do that, but hey, you will hopefully have some idea in the end. I suggest you sit comfortably, and, you know, listen with your heart. The first story is, well...It is about me. I am a man from Bil’in, a Palestinian village located in Ramallah. I was born to a well-off family in warm neighbourhood. I grew up in the times of peace and war. But you already know that. I was shot twice in my life, by the Israeli soldiers during the demonstration in the West Bank. None of them were serious injuries though, my arm still itches from time to time. Right here. What you don’t know is that you have actually repeatedly screened me in your footages. Yes gentleman, I know that you put the documentary, 5 Broken Cameras1, in your course outlines for your students. Well, I frequently appear in the background of that documentary. In fact, Emad, the director and the owner of those...

Balığın Karnı

Allahım değişmek istiyorum süratle akmak. koşmak doğru bir yöne her yöne şöyle kollarımı açarak devinerek uçarak en dipten geçip midemde zıplamalarla koşmak istiyorum Allahım sana senin konuş dediğin dilde yazarak Sana seni sevmeyi daha çok duyarak beş yaşımın kocamanı gibi kocaman kocaman sevmeyi kalbime nakış nakış işte öyle, bir koltuğun tepesinde durabilmenin zevkiyle selamla muhabbetle şu anki dehşetimden uzak rızaya kavuşarak öyle bir koşmak istiyorum güzel şekilli yaşlar damlayarak gözlerimden Allahım ölmekten korkmam ve korkmam yaşamaktan hep aynı sebepten kimse söylemiyor korkmak için mi buradayım Korkmamayı öğrenmek için mi bir şeyler öğrenmek için mi buradayım Allahım şöyle hemencecik bir zemine hemencecik örtünerek uzanmak Allahım şöyle gözlerim habersiz kapanarak sükûnetle şöyle adaletten daha fazla merhamet yerini bularak şöyle en sevdiğim müziklermiş gibi dopdolu bir hisle şöyle <selam selam!> eden melekl...