ilân-ı acz


İçimizde tanrıçalar devşirmeye
ve eskitmeye vaktimiz yok
ne idiysek oyuz
biraz tütün yorgunu
biraz beton haraplığı
tenimiz
aşka inanmak için
fazlaca devirdik putlarımızı
aşk bize inanırsa 
bir gün biz de belki severiz
içimizde tanrılara ve tanrıçalara yer yok
ne nefesimiz var mumlarını üflemeye
ne vaktimiz
atalar saatlerimizi kurmasaydı
uyanmayacak mıydık acaba devrime
her gözyaşımız bir ayaklanma
çarpınıtılar birer sükut 
put put put
ibrahim devrimi
paris ayaklanması
kalbimin çarpınıtısı
evet, ivedilikle düştüm 
yorgun düştüm
düştüm sevmek eyleminden
rahatsızca bekliyorum ölmeyi
mesele şu ki 
aralarında yenişemeyen tüm hainler
tüm hasetlikler ve lanetler
tek tek üzerime gelen
mavi yeşil kabuslarım
evet
hırçın bir kadın oldum ben
canımı yakan 
mistik danslarıyla dinlediklerim
dost bildiklerim ve öteki
ve ipotekli tövbeler
ve haya meselesi
korkarım mahvolduk
iki lakırdı ümidimiz
istiğfar,
aciz.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MONOLOGUE : stories of a broken Abd-al-lah

DAY FIFTY ONE of Aye.

Balığın Karnı